Mardin Son Süryani Ustadan Telkariyi Canlandırma Projesi

Mardin’deki son Süryani telkari ustası Suphi Hindiyerli (75), Türkiye Cumhuriyeti’nin yöreye özgü ‘Telkari’ olarak bilinen 5 bin yıllık geçmişi olduğu belirtilen gümüş işleme sanatını yaşatmak için çok büyük paralar harcadığını ancak, sonuç alınamadığını söyledi. Hindiyerli, devletin ücret ve sigorta primlerini ödemesi halinde 10-15 yaşındaki çocuklara geçmişte olduğu gibi bu sanatı öğretmeye hazır olduğunu belirtti.

Atölyesindeki bir duvarda Mustafa Kemal Atatürk’ün; ‘Sanatsız kalan bir milletin hayat damaklarından biri kopmuş demektirö sözlerinin de yer aldığı, çok sayıda belge, ödül ve belgeyi sergileyen Suphi Hindiyerli, araştırmalara göre telkarinin MÖ 3 bin yılından itibaren Mezopotamya Ovası’nda yapılmaya başlandığını söyledi. Hindiyerli, Süryaniler’in yanı sıra Asuri, Keldani, Ermeni ve Katolikler’in de bunu yüzyıllarca sürdürdüğünü ancak, yörede kalan son iki ustadan biri olduğunu belirtti. Suphi Hindiyerli, kendisi dışında Midyat İlçesi’ndeki telkari ustasının öğretmenlik yaptığını, ‘Sanat’ olarak nitelendirdiği bu işlemeciliği Mardin’de tek başına sürdürmeye çalıştığını anlatırken şöyle konuştu

‘Atölyemde 5 bin yıl önceki gibi 1000 ayar gümüşü kullanıyorum. Aksi halde telkari olmaz. Bu ayardaki gümüş yumuşak olur, istediğin zarafeti verirsin. Düşük ayar olan 925’i dünya kullanıyor. O dökümdür. Allah, Türkiye Cumhuriyeti’ne zeval vermesin. Osmanlı’dan beri bunu yaşatmak için korkunç para harcadı. Hala da harcıyor. Geçmişte her ilde sanat okulu vardı. Mardin’deki okulda telkari resmi bir dersti. Ama biri çıkıp da bu işi yürütemedi. Diplomasını alan resmi dairede çalışmaya başladı, tekel bayii oldu. Bu çok zor, sabır isteyen bir el sanatıdır. Telkari sanatını 65 yıl yaptım. Anadolu’ya yıllarca gül şeklinde küpe sattık. Ağabey, ustalarımızdan öğrenip, yetiştik. 1974’te İstanbul’a gittim, 1997’de Mardin’e döndüm. Gelmemim sebebi bu sanatı yaşatmaktı. Çok büyük hedeflerim vardı. Hedef de Avrupa’ydı.ö

Suphi Hindiyerli, telkari ustalarını ressama yakın olarak nitelendirirken, emekli olduğunu, kahveye gitme yerine atölyede oturduğunu, küçük çaplı iş yaptığını, gelen misafirleri ile genellikle koyu taraftarı olduğu, arkasında özel köşe oluşturduğu Beşiktaş’ın durumunu konuştuklarını söyledi. Hindiyerli, telkarinin yaşaması için, bu sanatta 50-60 kişinin çalıştırılabileceğini ifade ederken, şu önerilerde bulundu

‘Devlet sigorta, maaşını neyse versin. Ben bu sanatı öğretirim. Daha önce 10 sene Halk Eğitim’de usta eğiticilik yaptım. Geçmişte usta yetiştirdim, ama yapmıyorlar. Bir yerde haklılar. Çünkü bir aileyi besleyemez. Zor iş. Devlet sigortasını yapınca herkes gelir. Seçtiğim geleceğin ustaları 10-15 yaşlarında olmalı. 2004’te Mardin’e gelen Galler Prensi Charles’a sergi açtım. Tercümanı aracılığı ile ‘Bu işi genişletsin’ dedi. Her köyde bir kurs, atölye açtım. Ama olmadı. Avrupalı el sanatlarının hakkını veriyor. Son istediğim biraz usta sayısı çoğalsın. Ben çalışacak işçinin haftalığını veremem. Eğitim vereceksin, üreteceksin ve dışarıya satacaksın. Buraya gelenlere uygulamalı olarak bu sanatın nasıl yapıldığını göstereceksin, üretileni sergileyecek ve satacaksın. ?

Bir önceki yazımız olan Son Telkari Ustası Sanatını Yaşatmak İstiyor başlıklı makalemizde Atatürk, Avrupa ve Galler hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir